Televizyon Spikerliği

Televizyon Spikerliği

Televizyon spikeri olmak isteyenlerin de öncelikle merak ettiği ve özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de görünümdür. Televizyon spikerinin bir aktör ya da aktris kadar karizmatik görünüme ihtiyacı yoktur. Televizyon spikerliğinde; bariz yüz ve vücut deformasyonu olmaması, normal sınırlarda sayılabilecek kilo, boy v.b. özellikler yeterlidir. Burada görünümden kasdedilen televizyon spikerinin günlük yaşantısındaki görünümü değil, televizyonda ki inandırıcı ve samimi görünümüdür. Televizyon spikerinin fotojenik olması televizyon spikerliği için şart olmamakla beraber olması da yine televizyon spikeri için bir avantajdır. Görünüm tek başına asla kişiyi televizyon spikeri yapmaz. Televizyon spikerinin asıl dikkat etmesi dilini hatasız kullanabilmesi ve okuduğu haberi izleyicilerin dikkatini kendi üzerine çekmeden spikerlik kalıp ve kurallarına bağlı kalarak içten, doğal ve nezaketle sunabilmesidir. Televizyon spikerinin görünümü spikerin telaffuz, diksiyon, beden dili, inandırıcılık ve benzeri diğer özelliklerini tamamlayıcı nitelikte olmalıdır.


Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek Bireysel Medya Koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda öğrencilerine ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.

 
 

Spikerlik kurslarından sonra hemen iş bulunur mu?

Çağımızın Gözde mesleklerinden olan spikerlik ve sunuculuk konusunda eğitim alarak sonrasında bir şeyler yapmak isteyen, bu işe gönül vermiş pek çok kişi bulunmaktadır. 

Ancak bu konuda herhangi bir spikerlik kursundan eğitim aldıktan sonra işe girmek sanıldığı kadar da kolay değildir.  Çünkü yayın kuruluşları işe eleman alacakları zaman bir kurstan getirilecek sertifika veya eğitim aldığınızı gösterir bir belgeyi asla dikkate almazlar. Onların istediği bu işi gerçekten yapıp yapamadığınızdır. Çünkü gruplar halinde verilen eğitimlerden yeterli sonuç veya verim alınamadığını tüm yayın kuruluşlarının yöneticileri gayet iyi bilmektedir.
 
20 veya 25 kişilik bir sınıfta kişi başına 10 dakikadan fazla eğitim zamanı düşemez.  Zaten kalabalık olan sınıflarda kişilerin özelliklerine göre gruplama da yapılamadığından bir spikerlik kursu bitiren kişi bu dezavantajlardan nasibini fazlasıyla almaktadır. 
 
İşte bu veya bunun gibi sebeplerden dolayı yayın kuruluşları bir spikerlik kursu bitirip bitirmemenize çok da önem vermemektedir.  Bu konu her ne kadar kurslar tarafından elzem olduğu, sertkfikanın önemli olduğu empoze edilse de, durum asla  böyle değildir.
 
Yayın kuruluşların aradığı tek şey bu işi yapıp yapamadığınız ve onlara götüreceğiniz istedikleri tarzda bir demo ve referans demek daha doğru olacaktır. İşte tüm bunlardan dolayı yıllarca farklı farklı spikerlik kurslarının sahibi olan ve şimdilerde "kurs"çuluk sistemini bırakarak tamamen kişiye özel çalışmalar yapan Medya koçu Hakan Öztürk, Türkiye'de bir ilki başlatmış olup, kişilerle birebir çalışıp onların eksikleri tamamlayıp tamamen bu kuruluşlarin istediği tarzda eleman yetiştirmektedir. 
 
Bu konuda eğitim alarak hedefe en kısa sürede ulaşmak isteyenler mutlaka Medya koçu Hakan Öztürk ile birebir irtibat kurmalıdirlar. Bu konuda bilgi için www.medyakocu.com

Spikerlerin aylık ücreti ne kadardır?

Spikerlerin aylık ücreti ne kadardır? Medya kuruluşları arasında ücret farkı var mıdır? Gibi aklımıza pek çok soru gelebilir.
Bugün yeni başlamış bir spikerin aldığı ücret, çalıştığı medya kuruluşunda göre değişebilir. Örneğin ufak ve yerel bir kanal 1 asgari ücret kadar ücret verirken ulusal ve tanınmış büyük kanallar ilk başlayan spikerlerine bir asgari ücretin iki veya üç katını ödemektedirler. Spikerin tecrübesi – kıdemi arttıkça ve kanaldaki pozisyonu yükseldikçe bu ücret asgari ücretin 10 15 katına kadar çıkabilmektedir.
Ancak bugün bir medya kuruluşunda çalışabilmek için öncelikle yapmak istediğiniz iş konusunda iyi bir eğitim almış olmanız gerekmektedir.
Bu konuda pek çok eğitim veren kurs bulunmasına karşın, bu kurslarda eğitim sistemi,  genelde gruplar halinde olduğu için istenilen verim elde edilememektedir.

Çünkü grup eğitimlerinde kişi sayısı çok olduğu için kişi başına düşen eğitim zamanı da,  o oranda az olmaktadır.  Bir örnek verecek olursak 20 kişilik bir sınıfta 4 veya 5 saat eğitim alsanız dahi, size düşecek olan zaman bir gün içerisinde 10 veya 15 dakikayı asla geçmez.  Bu da ciddi bir verim düşüklüğü ve eğitimiz konusunda ciddi eksikler olacağı anlamına gelecektir.

Bu yüzden bu konunun hassasiyetini çok iyi bilen Medya koçu Hakan Öztürk gruplar halinde eğitim verme sistemini bırakarak bireysel koçluğuna başlamış ve tüm kursiyerleri ile birebir ilgilenerek yayın kuruluşlarının istediği tarzda eğitlmlerle kursiyerlerine büyük avantaj sağlamıştır.

Detaylar için www.medyakocu.com

Spikerlik kurslarında ki eğitimin dezavantajı nedir?

Bazı eğitimleri grup halinde, bazı eğitimleri ise bireysel olarak almanın farklı farklı avantajları ve dezavantajları vardır. Ancak bazı eğitimler vardır ki bu tercih çok iyi yapılmalıdır. Örneğin bir direksiyon eğitimi grup halinde verildiği taktirde yeterli verimi sağlayamazsa ve herkesin o aracın direksiyonuna tek tek oturup pratik yapması çok önemli ve zaruri ise, aynı şekilde spikerlik gibi kişiden kişiye farklılık gösterecek bir eğitimde de bireysel çalışmalar yapmak çok önemlidir.

Bir başka örnek verecek olursak bir spikerlik kurşuna kayıt yaptırdığınızı farzedelim. Ve o sınıfta yaklaşık 20 kişi olduğunu düşünelim birinci dezavantaj farklı farklı beklentide olan onlarca insanın bir arada olmasıdır. Yani radyo eğitimi almak isteyen, spiker olmak isteyen, sunucu olmak isteyen, muhabir olmak isteyen, hâtta ve hâtta spor spikeri veya at yarışı anlatmak isteyen kişilerle aynı sınıfta buluşacaksınız. Bu durumda ortak verilecek bir eğitimden kimse tam manada faydalanamayacaktır.

İkinci dezavantaj ise grup eğitimlerinde seviye farkıdır. Buna bir örnek verecek olursak aynı sınıfta diksiyonu çok iyi olan bir kişi ile gerçekten bu işi yapamayacak derecede çok kötü diksiyona sahip kişiler bir araya gelebilir. Veya Basın Yayın Yüksek Okulu okumuş bir öğrenciyle henüz liseyi yeni bitirmiş bir başka kişi de aynı sınıfta olabilir. Bunlardan öte yabancı lisan bilen, bilmeyen,  heyecan kontrolsüzlüğü olan, konuşmasında farklılıklar olan,  aynı bilgi birikimine sahip olmayan pek çok insanın aynı sınıfta toplanması gayet olasıdır. Bu durumda da eğitim ortalama biçimde verilemez. Verildiği taktirde de pek çok insan yararlanamaz.

Üçüncü ve en önemli dezavantaj ise "zaman"dır. 4 saatlik bir spikerlik eğitiminde kişi başına düşen zaman öğrencilerin sayısı ile ters orantılıdır. 20 kişilik bir sınıfta kişi başına 10-12 dakikalık bir zaman düşebilmektedir. Geri kalan zaman ise diğer öğrencilerin hakkıdır. Siz sadece onları seyretmek zorunda kalırsınız.

İşte bu ve bunlar gibi pek çok dezavantaj sizin iyi yetişememenize neden olacaktır ki bu malesef pek çok spikerlik kursu'nun genel dezavantajıdır. Spikerlik Kursu ne kadar iyi olursa olsun bu dezavantajdan ve sistemin bu yanlışlığından tüm spiker adayları olumsuz şekilde nasibini almaktadır.

Tüm bu örneklerden yola çıktığımızda spikerlik kursları yerine,  bu konuda alınacak bireysel bir eğitim, kesinlikle daha faydalı ve hedefinize ulaşma yolunda daha akılcı bir yöntemdir.

Bu konuda Türkiyede bir ilk olan Medya Koçu Hakan Öztürk ile mutlaka görüşerek onun kişiye özel eğitimleri hakkında bilgi sahibi olmanız sizi hedefe götüren en önemli adım olacaktır.

www.medyakocu.com

 

Spikerlik Eğitimlerinde Bireysel Eğitimlerin, Spikerlik Kurslarına Göre Avantajı

Spikerlik ve sunuculuk eğitimleri denildiğinde aklımıza her zaman gruplar halinde eğitimlerin verildiği spikerlik kursları gelir. Ancak unutulmaması gereken en önemli husus, bu tip kurslarda grupların kalabalık olmasından dolayı öğrencilerin yaşadığı dezavantajlar ve kişi başına düşen zamanın az olmasıdır.

Bir spikerlik kursunda 15 – 20 kişilik, hatta zaman zaman 25 kişilik sınıflarla karşılaşabiliriz. Böyle bir sınıfta öğrenci başına düşen pratik zamanı sınıfın kalabalıklığı ile ters orantılıdır.

Bireysel Spikerlik Eğitimi

Bir örnek verecek olursak 25 kişilik bir sınıfta 4 veya 5 saat eğitim gören bir kişiye düsecek eğitim zamanı, en fazla 10 – 12 dakikadır Çünkü geri kalan zaman diğer arkadaşlarını sırasıdır. Gün boyu derste kalan bir öğrenci kendi sırası olan 10 veya 12 dakikalık zamanı kullandıktan sonra geri kalan vaktini diğer arkadaşlarını seyrederek geçirir.
Bu ve bunun gibi onlarca dezavantaj gruplar halinde verilen eğitimleri verimsiz kılmaktadır. Farklı beklentide olan onlarca kişinin bir arada olması (spikerlik sunuculuk muhabirlik radyoculuk spor spikerliği gibi) ve kişiler arasındaki seviye farkı (Basın Yayın Yüksek Okulu okumuş kışiler,  lise mezunu olanlar, diksiyonu çok kötü veya çok iyi olanlar,  yabancı lisanı olan veya olmayanlar gibi) dezavantaj yaratmaktadır. Bu durumda seviye farki olacağından beklenen verimi alamamamıza sebep olur. Halbuki kişilerin seviyesi ne olursa olsun ona özel verilecek bireysel çalısmalar ile bu işte yetiştirilmesi mumkundür.
Bu ve bunun gibi onlarca dezavantaj Grup eğitimlerinde karşımıza çıkmaktadır. Bu eğitimi veren kurslar ne kadar kaliteli olurlarsa olsunlar grup egitimlerindeki dezavantaj öğrenciye yansır.

Bireysel Spikerlik Kursu Almak İsterseniz..

Yıllarını spikerlik sunuculuk ve medya gibi eğitimlerle bu işe gönül vermiş kişileri yetiştirmeye adamış olan Medya koçu Hakan Öztürk,  yaşanan dezavantajları bildiginden bunları öğrenciye yansıtmamak için Kadıköy’de kurduğu Medya koçluğu sütudyosunda adaylarina seviye tespit belirlemesi yaptıktan sonra onların durumuna  göre birebir ve uygulamalı olarak çalışmalar yapmaktadır.
Bu durumda tamamen kendisine özel bir program çıkartılan aday, seviyesi ne olursa olsun  çok daha hızlı yetişmekte ve yapmak istediği iş doğrultusunda çalışmalarını sürdürerek hedefine daha hızlı ulaşmaktadır.
Bir spikerlik kursuna katılmak isteyen adaylar, araştırmasını yaparken mutlaka öncelikle Medya koçu Hakan Öztürk le görüşmeli onun yönlendirmesi doğrultusunda kendisine bir plan çizerek hedefine ulaşmak yolunda adım atmalıdır.
Adayların, Hakan Öztürk’ün yönlendirmesi sonucunda hem zamandan, hem de bir kursa ödeyeceği ücretten büyük tasarruf sağlayacakları bir gerçektir.
Web sayfamızi inceleyebilirsiniz.

Spikerlik yapabilmek için sertifika neden şart değildir?

Spikerlik yapabilmek için sertifika neden şart değildir?

Spiker adaylarının aklına “Spikerlik Sertifikası şart mıdır?” sorusu gelebilir. Spikerlik ve sunuculuk kursları veya diğer muhtelif kurslar, eğitim sonunda mutlaka katılımcılarına bir sertifika verirler, bu yasal bir zorunluluktur ancak; özellikle medya ve spikerlik eğitimleri konusundaki sertifikaların, yayın kuruluşları tarafından hiçbir geçerliliği ve önceliği yoktur.

Çünkü kurslar katılımcılarına her ne kadar bir sınav uygulasalar da bu sınavın sonunda kursiyerlerinin büyük bölümüne sertifika vermek isterler. Ticari bütün kurslarda bu tercih edilir.  
 
Çünkü bu ticari kurumlar sertifika veremedikleri her öğrenci için ya telafi dersi vermek zorundadır ki bu da onların yeni alacağı öğrencilerin kontenjanında düşüşler yaşatabilir veya yeni sınava kadar telafi programları uygulamak gerekebilir ki bu veya benzeri konular kursun masraflarını arttırabilmektedir. Ayrıca; özel kurslar, öğrencilerini mezun ederek kursiyer memnuniyetini de kazanmak isterler.
 
Bunlardan dolayı en kısa zamanda bu öğrencilerin mezun olması müessese için tercih sebebidir.
 
Özellikle verilmesi çok muhim sonuclar doğurmayacak bu tip eğitim sertifikalari günümüzde almak kolaydır. Hepsi olmasa da, çoğu kurs sertifikayı vermek ister.  Genelde kursu tamamlayan kursiyerlerin % 95 i de bu sertifikaya kavuşur.  
 
İste tum bunlardan dolayi yayın kuruluslari sertifika zorunlulugu istemezler. Hatta asla istemezler.  Onlar bu işin pratikte nasil yapildiğina ve kursiyerin donanimina bakarlar. 
 
Yıllardır iki farklı spikerlik kursunun sahibi olan ve bu sıralarda ‘kurs’çuluk sistemini bırakarak tamamen kişilerle özel çalışmaya başlayan Medya Koçu Hakan Öztürk, piyasadaki sıkıntıları çok iyi bildiğinden tamamen bu işe gönül vermiş kişilerle birebir çalışmakta, onların eksiklerini en ince ayrıntısına kadar bireysel tamamlamaktadır.
 
Böyle bir eğitim almak isteyen kişiler, bir spikerlik kursu araştırırken Öncelikle mutlaka Medya Koçu Hakan Öztürk‘ten danışmanlık almalılar ve gerekirse onun yönlendireceği şekilde çalışmalara başlamalıdırlar.
 
 Bu şekildeki bir çalışma, hem onların hedefe daha hızlı ulaşmasını sağlayacak hem de bir kursa ödeyeceği ücretten daha karlı çıkmalarını sağlayacaktır. 0216 7002419

Spor Spikerliği Kursu

Spor Spikerliği Kursu

Spikerlik kursunda eğitim almak isteyenler, öncelikle hangi konularda yetenekli olduklarını belirlemeli ve ona göre bir kurs seçmelidirler. Örneğin: Spor spikeri olmak isteyen bir kişi, haber spikerliği eğitimi veya program eğitimi veren bir kurs seçmemelidir. Bunun yerine tamamen Spor spikerliği konusunda yoğunlaşmış bir eğitim programı seçmelidir.

Ancak spikerlik konusunda eğitim veren kurumların içinde; spor spikerleri, muhabirler, haber spikerleri, hatta at yarışı veya hava durumu spikeri olmak isteyenlere dahi toplu -bir arada- eğitim veren kurumlar da çıkabilmektedir. 
 
Yukarıda sayılan branşların her biri icin ayrı şekilde eğitim verilmesi gerekir. Ancak benzeyen pek çok eğitim bir arada verilebilmektedir. 
 
Yıllarca iki farklı spikerlik sunuculuk kursu sahibi olan Hakan Öztürk;  gruplar halinde verilen eğitimlerde ki dezavantajı çok iyi bildiği için kursçuluk sistemini bırakarak kurumlarını devretmiş ve sonrasında bu işe gönül vermiş kişilerle bireysel çalışmalar yapmaya başlamıştır. Türkiye’nin ilk ve tek Medya koçu ünvanı Hakan Öztürk’e aittir.
 
Medya koçu Hakan Özturk, eğitim almak isteyen kişileri öncelikle bir testten geçirerek bu kişilerin yapmak istediklerini baştan belirleyip, seviyelerini tespit edip kişilere göre çalışma planları çıkartmaktadır. Bu sistemle hedeflerine en kısa sürede ulaşmalarını sağlamaktadır.
 
Hakan Öztürk birebir görüşen ve onun direktifleri doğrultusunda hareket eden adaylar hem bir kursa ödeyecekleri ücretten çok daha ucuza eğitimlerini alabilmekte, hem de zamandan tasarruf sağlamaktadırlar.
 
Bir spikerlik kursuna gitmek  isteyenler, mutlaka Hakan Öztürk le bizzat görüşmeli ve ondan randevu alıp eksikleri konusunda plan çıkartmalıdır.  Web sayfamızi inceleyebilirsiniz.

 

Radyo Spikerliği ile Tv Spikerliği Arasındaki Fark Nedir?

Radyo Spikerliği ile Tv Spikerliği Arasındaki Fark Nedir?

Spikerlik ve sunuculuk mesleğine gönül vermiş olanlar radyo spikeri mi yoksa televizyon spikeri mi olmak istediğine karar vermiş olmalıdırlar. Spikerlik Kursu‘na gitmek istiyorlarsa tercihlerini baştan belirleyerek eğitim almalıdırlar.

Radyo spikerliği, hiçbir görsellik olmadan tamamen sesiniz ile karşıdaki sizi dinleyen insana, olanı biteni veya kısaca aktarılmak istenen haberleri onların anlayabileceği bir üslupla hatasız bir şekilde anlatabilmeye dayalıdır. Bir radyo spikeri, gerek anlatım üslubu, gerek ses tonu ve vurguları ile kendisini dinleyenlerin hafızasında olayı canlandırmalarını sağlayabilmelidir.

Televizyon spikerliğinde ise, sesinizin yanı sıra haberin görüntüleri efektler ile birlikte sunulduğundan, seyircinin dikkati görsellerde olacağı için sesiniz radyoda olanın aksine ikinci planda kalacaktır.

Ancak her iki spikerlik türü de ciddiyet bilgi ve birikim gerektirir. Bu konularda eğitim almak için seçeceğiniz spikerlik kursları, teknik anlamda bütün donanıma sahip olan yerler olması çok önemlidir.

Ancak çok sayıda insanın bir arada eğitim aldığı kurumlar kursiyere yeterli bilgiyi sağlayamayacağı da akıldan çıkarılmamalıdır. Çünkü sınıf ortamında alınan eğitimler çok sayıda kursiyerler bir arada eğitim aldığı için, kişi başına düşen eğitim zamanı 10 – 15 dakikayı geçememektedir.

Ayrıca bazı spikerlik kurslarında televizyon spikerliği eğitimi ile radyo spikerliği eğitimi bir arada verilmek istenmektedir ki bu çok yanlıştır.

Yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmek için adamış olan iki farklı spikerlik kursununda sahibi olan Medya koçu Hakan Öztürk Kadıköy’de kurmuş olduğu Medya stüdyosunda kişiye özel planlamalari ile bireysel Medya Koçluğu yapmaktadır. Adaylarının durumlarını değerlendirerek onlarla birebir ilgilenen ve hedeflerine ulaşabilmeleri için onlarla tek tek çalışan, istedikleri alanda yetişmelerini sağlayan Hakan Öztürk, çalışmalar sonucunda kendilerine referans olabilmesi için demo da hazırlamaktadır.

Medya kuruluşlarına yönlendirme konusunda da adaylarına imkan sağlayan Hakan Özturk. Türkiye’nin İlk ve Tek Medya Koçu’ dur.

 


Anahtar Kelimeler: Radyo Spikerliği, Televizyon Spikerliği, Spikerlik, Medya Koçu, Medya Koçu Hakan Öztürk, Hakan Öztürk

 

Spiker, Gözlük Kullanabilir mi?

Spiker, Gözlük Kullanabilir mi?

Günümüzün popüler mesleklerinden olan spikerlik ve sunuculuk pek çok gencimizin de gönlünde olan bir meslek.  Bu mesleği yapmak isteyenlerin kafasında pek çok da soru işaretleri oluyor, bu sorulardan bir tanesi de “Gözlük kullanmak spikerlik yapmaya engel mi?”

Bunun cevabı çok basit  “Hayır.” Çünkü seyirciler spikerin kullanmak zorunda olduğu sağlık ile ilgili bir takım aparatları hiçbir zaman önemsemezler. Seyircinin istediği güvenirlilik ve ciddiyettir. Ancak spikerin çok iyi görmesi de şarttır, yani gözlükle de kullansa gözlerin iyi görmesi gerekir. Bunun sebebi karşısında okumak zorunda olduğu prompter cihazıdır. Spikerler haberleri karşısındaki prompter cihazı denilen bir cihazdan okurlar. Kameranın önünde takılı olan bu cihazı seyirci göremez ancak spiker için olmazsa olmaz bir cihazdır ve orada geçen yazıları okuyamazsa seyirciye de yanlış aktarır. Bu da affedilmez bir hatadır.

Yıllardır sektöre spiker ve sunucu yetiştiren Medya Koçu Hakan Öztürk bireysel eğitimler verebilmek için yaptığı Medya koçluğu çalışmasında her öğrencisi ile stüdyoda onlara ayrı ayrı pratik yaptırarak deneyim kazandırmaktadır ve Hakan Öztürk‘ün Medya koçluğu stüdyosunda her türlü teknik donanım mevcuttur. Bu cihazları kullanmayı öğrenen spiker veya sunucu adayları yayın kuruluşlarına gittiklerinde hiçbir şekilde sıkıntı çekmemektedirler. Bir spikerlik veya sunuculuk kursu almak istiyorsanız bir sunuculuk kursuna gitmeden önce mutlaka Hakan Öztürk ile birebir görüşmeli ve Bireysel Medya Koçluğunun bir kursa göre farkını ve avantajını görmelisiniz.

Spikerlik mi Muhabirlik mi?

Spikerlik mi Muhabirlik mi?

Sektöre gönül vermiş pekçok kişi: "Spikerlik mi yapsam yoksa sunuculuk mu yapsam?" diye soruları aklına getirebilir.

Spikerlik, muhabirlik gibi haber kökenli tüm çalışmaları öncelikle işin mutfağında görmek gerektirir. Bir Spikeri ayni zamanda bir  Muhabir ve gerek duyulduğu anda röportajını da yapan bir haberci oılarak görmek en doğru olanıdır.

Bir kişi bir haberci olmak istiyorsa bir haberin sahada muhabirlik yaparak haberin nasıl toplanıldığını, hangi kaynakların ne şekilde kullanıldığını görmesi, masaya gelene kadar hangi aşamalardan geçtiğini öğrenmesi gerekir.

Yıllarını Medya kurumlarına haberci yetiştirmeye adamış olan Hakan Öztürk Tüm öğrencileri ile birebir ilgilenipTürkiye'de bir ilk olan Medya Koçluğu sistemi ile bireysel çalışmalar yapmaktadır. Bu şekilde her adayı ile birebir ilgilenme fırsatı bulan Hakan Öztürk adaylarının seviyesine , yeteneğine ve o andaki durumuna göre onlara özel çalışma programı uygulamakta ve hedeflerine daha kısa sürede ulaşmalarını sağlamaktadır.

Detaylar için linki tıklayarak sayfamıza gidebilirsiniz —->