SPİKERLİK VE SUNUCULUK MESLEĞİNİN TEMEL ŞARTLARI

SPİKERLİK VE SUNUCULUK MESLEĞİNİN TEMEL ŞARTLARI.

Spikerlik ve sunuculuk mesleğinin ilk şartı dinleyiciler ya da izleyiciler tarafından anlaşılır sese ve diksiyona sahip olmaktır. İkinci şartı ise spikerin ve sunucunun bilgi ve kültür olarak donanımlı spikerlik ve sunuculuk alanında eğitimli olmasıdır. Haber spikerliği için daha önemli olan üçüncü şartı da haberin güvenilirliği açısından spikerin yüz kızartıcı veya genel ahlak kurallarına ters düşen durumunun olmamasıdır. Spikerin fiziksel görünümünün de ilk üç şart kadar olmamakla beraber haber stüdyosu faaliyetlerinde izletyicilerin dikkatlerini haberden ziyade kendi üstlerine çekecek şekilde olmamasıdır.
 
Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek Bireysel İletişim ve Medya Koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu İletişim ve Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.
 

SPİKERLİK VE SUNUCULUK KURSLARINDA HANGİ PROGRAMLAR UYGULANIR?

SPİKERLİK VE SUNUCULUK KURSLARINDA HANGİ PROGRAMLAR UYGULANIR?
 
Spikerlik ve sunuculuk kurslarında uygulanan ve kurs tercihi yapılırken dikkat edilmesi gereken bir takım programlar vardır.
 
Haber, redaksiyon, haber spikerliği, röportaj teknikleri, spor spikerliği, program sunuculuğu, açık oturum sunuculuğu, sunucu bağlantısı, muhabir bağlantısı, spiker ve programcı ilişkisi, yönetmen ve spiker ilişkisi, radyo programları, televizyon programları, yazı dili, konuşma dili, anonslar, tartışma programları, eğlence, müzik, magazin programları sunumu, kongre, seminer, protokol sunumu, belgesel, seslendirme, metin değerlendirme ve yorumları mutlaka programlarda aranması gereken temel eğitimlerdir. Ayrıca; artikülasyon, diksiyon, fonetik, spikerlik bağlantısı gibi onlarca temel çalışma mutlaka yapılmalıdır.
 
Klasik spikerlik ve sunuculuk kursları içinde gerçekten çok kaliteli kurslar da olmasına karşın, genel müfredatlar uygulanması ve sınıfların kalabalık olması nedeniyle spiker ve sunucu adaylarının spikerlik ve sunuculuk eğitimlerinden yeterli verimi alamadıkları bir gerçektir. Spiker ya da sunucu olacak bir kursiyerin aynı sınıfta ki maç anlatımı yapacak bir kursiyer ile beraber eğitim alması kadar yanlış bir şey olamaz.
 
Yine bir örnekle: Muhabir olacak bir kursiyerin radyo spikerliği yapacak bir kursiyer ile bir arada olması öğrenciler açısından çok büyük bir dezavantajdır. 20-25 kişilik bir sınıfta yapılan 4-5 saatlik eğitim sürecinde, kursiyere birebir ayrılan süre 10-15 dakikayı maalesef geçememektedir.
 
Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek Bireysel Medya Koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.
 

SPİKERLİK KURSLARINDA NE TÜR EĞİTİMLER VERİLİR?

SPİKERLİK KURSLARINDA NE TÜR EĞİTİMLER VERİLİR?

Piyasada pek çok spikerlik ve sunuculuk kursu olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunların içerisinde çok kaliteli kurslar olduğu da aşikar ancak; bir spikerlik ve sunuculuk kursuna başlamadan önce mutlaka spikerlik ve sunuculuk kurslarında ne şekilde eğitim verildiğini incelemeniz gerekir. Bir başka deyiş ile: "Spikerlik ve sunuculuk kurslarında uygulanan müfredat ne kadar etkilidir." buna bakmak gerekir. Bir örnek ile açıklayacak olursak: Gruplar halinde verilen yani en az 15-20 kişilik sınıflarda alınan spikerlik ve sunuculuk eğitimleri her ne kadar kaliteli olsa da her adaya çok az bir zaman ayrılabilmektedir. Farklı farklı beklentilerle gelen onlarca adayın ihtiyaçlarına uygun olup olmadığı da ayrı bir konudur. Aynı sınıfta spikerlik, radyo programcılığı, spor spikerliği, muhabirlik ve hatta at yarışı spikerliği eğitimleri almak isteyen adaylar mevcut olabilir. Bu adaylara ayrı ayrı eğitim verilmesi gerekirken; genel olarak spikerlik ve sunuculuk eğitimi adı altında aynı sınıfta toplanan bu adaylar mecburen müfredat doğrultusunda belki de kendilerine lazım olmayacak çalışmaları da görmek zorunda kalmaktadırlar. İşte en önemli husus burada kendini göstermektedir! Sonuçta kurslar aynı zamanda ticari müessesedirler ve belli sayının altındaki sınıflarda ticari olarak zarar edebilirler. Dolayısı ile sınıfın kursiyer kontenjanını doldurmaya çalışmaları en doğal haklarıdır. Maalesef bu da kursiyerlere dezavantaj olarak yansıyabilir. İşte tüm bu sebepler, bir spikerlik ve sunuculuk kursu arayışı içine giren adaylar için en dikkat etmeleri gereken husustur. Ayrıca kalabalık gruplarda kişi başına düşen bireysel çalışma zamanı maalesef çok azdır.


Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek bireysel medya koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.

SPİKERLİKTE VE SUNUCULUKTA SES ÖZELLİKLERİ

SPİKERLİKTE VE SUNUCULUKTA SES ÖZELLİKLE

Spikerlik kursları, sunuculuk kursları, diksiyon kursları veya dil üzerine eğitim veren diğer  kurumlarda en önemli derslerden biri olarak işlenen ses, titreşebilen nesnelerce oluşturulur. Sesin iki temel özelliği vardır biri şiddeti, diğeri frekansıdır.

Spikerlik kursları, sunuculuk kursları, diksiyon kurslarında sesin niteliği, süresi ve tınısı önemli konu olarak öğretilir. Ses ögesi vurgu, ton, tonlama, süre, sesin niteliği gibi ayrıntıları da içerir. Konuşmanın etkinliği sese dayanır. Ses bozukluklarının en önemlisi telaffuzda ortaya çıkar. Söyleyiş bozuklukları, bölge ağızlarının etkisiyle ortaya çıkmakta veya seslerin hakkını verememekten kaynaklanmaktadır. Türkçe'de söylenmesi zor kelimelerin çoğu yabancı kökenlidir.Ses, şarkı söylerken nasıl eğitiliyor ise konuşmak için de eğitilmesi zorunludur.

Bazı sesler, mikrofonik olarak değerlendir. Mikrofonik sesten kasıt herhangi bir sesin mikrofon aracılığı ile kayıt ve yayına yansıyan halidir. Sesi çok az çıkan fakat mikrofonik olan bir kişi, iyi bir spiker ve sunucu olabilir ama sesi çok gür olan, buna karşılık mikrofonik olmayan kişi tercih edilmez. Birçok insan, kendi ses kaydını dinlediği zaman şaşırır. Bunun iki nedeni olabilir: Birincisi insan kendi konuşurken sesinin farkına varmayabilir. İkincisi ise mikrofon ve diğer araçlardan geçen sesin, değişikliğe uğramasıdır.

Doğru ses, ağzın ortasından, orta şiddetle çıkan sestir. Sesin şiddeti kulağımızdaki etkisidir. Konuşulan yere ve konuşulan konuya göre ayarlanır. Sesin yüksekliği (genişliği) ince sesleri, kalın seslerden ayıran nitelik olup, tize çıkıp pese inme ölçüsüdür. Sesin tınısı şiddeti ve yüksekliği aynı olan sesleri birbirinden ayıran özelliktir. Sesin tınısını belirleyen unsurlar, tınılayıcılardır. Tınılayıcılar ise boğaz, ağız boşluğu ve burun boşluklarıdır. Her insanın sahip olduğu tınılayıcıların farklılığı, insan seslerinin birbirinden ayrılmasındaki en büyük etkendir. Sesin şiddeti, ses kirişlerinin titreşimindeki enerjiye bağlıdır. Sesin şiddetini, bağırmadan yükseltme ve sese pozitif enerjiyi yansıtma, diyaframı kullanma becerisi ile gerçekleşir. İyi bir konuşma sesi, herkes tarafından işitilebilmeli ve kulakta patlamamalıdır. Duyulmayan ses anlaşılmayacağı gibi, aşırı gelen ses de kulakları tırmalayacağından, insanı rahatsız edecek ve gelen sesler dinlenmek istenmeyecektir.

Ses, radyo yayıncılığının temelini oluşturur. Radyoda ses, televizyona göre daha çok ön plandadır. Kulak belleği, göz belleğine kıyasla daha zayıf olmasına rağmen, kişi üzerindeki etkisi uzundur, bu etki ömür boyu sürebilir. Bunun en iyi örneğine görmeyen insanlarda rastlamak mümkündür. Bu insanlar göremedikleri için birçok şeyi duyarak öğrenirler ama duydukları sesleri, uzun süre unutmazlar.Bir mesaj ne kadar iyi yazılırsa yazılsın, ona ruh veren, sesdir. Sesin uygunsuz olduğu bir mesajın etkisinin ya tümden yok olacağı ya da azalacağı açıktır. Bu yönden radyo yayıncılığında sesi ile hizmet verecek insanların seslerinin, seslendirecekleri mesaj türüne uygun olması gerekir. Aksi takdirde mesajdan beklenen etki gerçekleşmeyebilir.

İyi bir spiker ve sunucu sesinin işitilebilir ve konuşmasının akıcı olması yeterli değildir. Bunun yanı sıra sesin hoşa gider bir nitelik taşıması da gerekir. Bir sesin hoşa gitmesi, o sesin tınısı ile ilgilidir. Katı, kulak tırmalayan, hırıltılı, madensel, tiz, burunsal, hışırtılı, buğulu, çok yumuşak, gevrek, biçimden yoksun sesler, hoşa gitmeyen seslerdir. Ayrıca seste açıklık, sadelik, kişilik de bulunmalıdır. Spikerin ve sunucunun sesi, konuşma sırasında tekdüze olmamalı,  anlatıma göre de değişebilmelidir.
 
Değişik programlara spiker ve sunucu seçilirken genellikle çocuk programları sunumu için; ince sesli bayanlar haber programları için tok sesli erkek ve bayanlar tercih edilmektedirler. Haberlerin, çocuk sesine benzeyen bayanlara sundurulması ise, haberlere güveni azaltır. Film seslendirme eylemi de aslında spikerler ve sunucular tarafından yapılmaktadır. Diğerleri ile aradaki en büyük fark film seslendirmenlerinin rollerinin gerektirdiği biçimde sesleri ile oynamaları, bir karakteri canlandırmalarıdır. Bu bakımdan önemli olan, bu spikerlerin ve sunucuların seslerinin ince ya da kalın olması değil, rolünün gereğini yerine getirebilmeleridir. Anons spikerliği ise, haber spikerliğinden tamamen farklıdır. Anons spikerleri, programların devamlılığını ve akıcılığını sağlarlar. İzleyici, bu spikerleri her gün görmeye alıştığı için, onları aileden birileri olarak kabul eder.

Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek Bireysel Medya Koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.


SPİKERLİK VE KONUŞMA

SPİKERLİK VE KONUŞMA

Konuşma; insanın duygu ve düşüncelerini sesler yardımıyla dışa vurumudur. Konuşma, inceliğin, olgunluğun, zarafetin, zekanın ve kültür düzeyinin açık bir gösterisi olarak da ifade edilebilir.

Konuşmanın temel taşı sözcüktür, o nedenle sözcüklerin sağlam ve sağlıklı olması gerekir. Spikerlik ve sunuculuk mesleğinde telaffuzunun anlaşılır, vurgusunun doğru, tonlamasının anlamlı olması gerekir. Konuşmanın doğuştan gelen bir nitelik olduğunu ileri süren görüşün aksine, güzel konuşma ise doğuştan gelen bir yetenek değildir.

Spikerlik ve sunuculuk alanında iyi bir Spikerin ya da sunucunun, her şeyden önce ana dili konusunda yeterli bilgi birikimine sahip olması ve bunu iyi kullanabilmesi, açık ve anlaşılır bir dil ile konuşması gerekir. Spiker ya da sunucu, söylediklerine her şeyden önce kendisi inanmış olmalıdır. İyi Spiker ve sunucu olmak için, aynı zamanda iyi bir dinleyici de olmak gerekir. Spikerler ve sunucular, konuklarına veya izleyicilerine değer verdiğini hissettirebilmeli, argo kelimeler kullanılmamalı, yıkıcı değil, yapıcı olmalıdır. Spikerlik ve sunuculuk mesleğinde konuşmanın karakteristik özelliği bilgi verici, eğlendirici, inandırıcılığı, izlecicilerin ve dinleyicilerin istek ve beklentilerini karşılamasıdır.

Konuşma eyleminin görsel davranış, ses, dil ve zihinsel etkinlik olmak üzere dört ögesi bulunmaktadır.

Spikerlik ve sunuculuk mesleğinde konuşmanın temel öğeleri olan konuşma araçlarımız; doğru soluk, doğru ses, doğru durak, doğru yorum, doğru üslup, doğru telaffuz, doğru ton, doğru  vurgu ve konuşma dilinin kurallarına uymaktır. Spikerlik ve sunuculuk mesleğinde doğru ve güzel konuşmanın en önemli kuralı, konuşma dilinin kurallarını bilmektir.

Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek Bireysel Medya Koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.

TELEVİZYON SPİKERİ

TELEVİZYON SPİKERİ

Televizyon spikeri olmak isteyen kişilerin de öncelikle merak ettiği ve özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de görünümdür. Televizyon spikerinin bir aktör ya da aktris kadar karizmatik görünüme ihtiyacı yoktur. Televizyon spikerliğinde; bariz yüz ve vücut deformasyonu olmaması, normal sınırlarda sayılabilecek kilo, boy v.b. özellikler yeterlidir. Burada görünümden kasdedilen televizyon spikerinin günlük yaşantısındaki görünümü değil, televizyonda ki görünümüdür. Televizyon spikerinin fotojenik olması televizyon spikerliği için şart olmamakla beraber olması da yine televizyon spikeri miçin bir avantajdır. Televizyon kanallarında normal görününe sahip birçok televizyon spikeri başarı ile çalışmaktadır. Görünüm tek başına asla kişiyi televizyon spikeri yapmaz. Televizyon spikerinin asıl dikkat etmesi dilini hatasız kullanabilmesi ve okuduğu haberi izleyicilerin dikkatini kendi üzerine çekmeden spikerlik kalıp ve kurallarına bağlı kalarak içten, doğal ve nezaketle sunabilmesidir. Televizyon spikerinin görünümü spikerin telaffuz, diksiyon, beden dili, inandırıcılık ve benzeri diğer özelliklerini tamamlayıcı nitelikte olmalıdır.

Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek Bireysel Medya Koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.

İSTANBUL SPİKERLİK VE SUNUCULUK KURSLARI

İSTANBUL SPİKERLİK VE SUNUCULUK KURSLARI

Spikerlik ve Sunuculuk Eğitimlerinde Medya Koçluğu Sistemi ile Spikerlik ve Sunuculuk Kursları arasında ki başlıca göze çarpan farkları ve avantajları anlatmaya çalışacağız:

Spikerlik ve Sunuculuk Kurs (Grup) eğitimlerinde bir kursiyere ayrılan stüdyo pratik uygulama süresi, sınıfta ki her kursiyerin pratik uygulama yapacağı düşünüldüğünde, toplamda gün boyunca 10-15 dakikayı asla geçemez.

Medya Koçu ile bireysel pratik uygulamalı çalışmalarda çalışma boyunca (saatlerce) profesyonel stüdyoda pratik uygulamalı çalışma yapılabilmektedir.

Spikerlik ve Sunuculuk Kursu eğitimlerinde müfredat dahilinde sırası gelen eğitimler verilmektedir. Örneğin: O günün konusu, Fonetik ve Diksiyon ise sınıfta ki herkes toplu olarak aynı eğitimi gün boyunca almak zorundadır.

Medya Koçluğu Sisteminde ise bireysel pratik uygulamalı çalışmalar, tamamen kişinin eksikleri yönünde profesyonel stüdyoda yapılır.

Ayrıca; Medya Koçluğunda her kişiye ayrılan bireysel pratik uygulama süresi, herhangi bir Spikerlik ve Sunuculuk Kursunda (Grupta) her kişiye ayrılan sürenin 8-10 katı olmasına rağmen, ödenecek ücret çok daha az ve dolayısı ile ekonomiktir.

 
Ülkemizde medyanın kalbi bilindiği üzere İstanbul'da atmaktadır. Doğal olarak, spikerlik ve sunuculuk kurslarının bir kaç istisna dışında hemen hemen hepsi İstanbul'da bulunmaktadır. İstanbul genelinde eğitimcileri ve programları çok iyi olan bir kaç spikerlik ve sunuculuk kursu diğerlerinden bir adım öne çıkmış olsa da biraz önce bahsedilen sınıf ortamında sunulan eğitim nedeni ile uygulamalı ve pratik eğitim konusunda spiker ve sunucu adaylarına yeterli verimi sunamamaktadır. Sınıf eğitimlerinde izlenen programlar da sınıfın genel durumuna göre hazırlanmaktadır. Dolayısı ile bazı kursiyerler ihtiyacı olmayan konuları da tekrar tekrar görerek hem maddi hem de zaman kaybı yaşamaktadırlar. Özetle: Diksiyon bakımından iyi seviyede ki bir spiker ve sunucu adayı, spikerlik ve sunuculuk kursunda ihtiyacı olmamasına rağmen yine diksiyon konuları görerek gereksiz yere zaman kaybedecek ve maddi külfet altına girecektir.

Eğitim bilimcilerinin de özellikle üzerinde durduğu bir konu olan "Yaparak ve yaşayarak" çalışma, spiker ve sunucu adaylarının çalışma hayatlarında onların en büyük destekleri olacaktır. Kısaca; Oturup dinleme ile olmaz. Yaparak, yaşayarak olur!

Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek "Bireysel Medya Koçluğu" yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.

SPİKERLİK KURSU NEDİR?

SPİKERLİK KURSU NEDİR?

Spikerlik ve sunuculuk kursları, spikerlik ve sunuculuk mesleklerini yapmak isteyen adayların kendilerini geliştirebilmek ve bu meslekler ile ilgili eğitimleri alabilmek için hizmet veren kurumlardır. Spiker ve sunucu adayları, bu meslekleri yapmak için üniversitelerin ilgili bölümlerini ya da spikerlik ve sunuculuk eğitimleri veren bu kursları tercih etmektedirler. Spikerlik ve Sunuculuk kurslarının büyük bir bölümü özel statüde faaliyet göstermektedirler. Üniversitelerin ilgili bölümlerinde bu eğitimler genellikle teorik ağırlıklı olarak verilmekte olup uygulama ve pratik çalışma daha geri planda kalmaktadır. Spikerlik ve sunuculuk kurslarında da teorik bilgilerin yanısıra uygulamalı eğitime ağırlık verilmeye çalışılmaktadır ancak; sınıf ortamında maalesef sınırlı olarak gerçekleştirilebilmektedir. Ülkemizde medyanın kalbi, bilindiği üzere İstanbul'da atmaktadır. Doğal olarak, spikerlik ve sunuculuk kurslarının bir kaç istisna dışında hemen hemen hepsi İstanbul'da bulunmaktadır. İstanbul genelinde eğitimcileri ve programları çok iyi olan bir kaç spikerlik ve sunuculuk kursu diğerlerinden bir adım öne çıkmış olsa da biraz önce bahsedilen sınıf ortamında sunulan eğitim nedeni ile uygulamalı ve pratik eğitim konusunda spiker ve sunucu adaylarına yeterli verimi sunamamaktadır. Sınıfların aynı seviyede bulunan adaylardan oluşturulmaları, homojen grupların oluşturulmaları piyasa şartlarında pek mümkün olamamaktadır. Sınıf eğitimlerinde izlenen programlar da sınıfın genel durumuna göre hazırlanmaktadır. Dolayısı ile bazı kursiyerler ihtiyacı olmayan konuları da tekrar tekrar görerek hem maddi hem de zaman kaybı yaşamaktadırlar. Örnekle: Diksiyon bakımından iyi seviyede ki bir spiker ve sunucu adayı, spikerlik ve sunuculuk kursunda ihtiyacı olmamasına rağmen yine diksiyon konuları görerek gereksiz yere zaman kaybedecek ve maddi külfet altına girecektir.

Bu konuların öğrenilebilmesi ve bu öğrenilenlerin kalıcı bir şekilde yerleşmesi teorik çalışmalarla pek mümkün görünmemektedir. Spiker ve sunucu adayları ezberciliğe yönlendirilmekte ve eğitimleri bittikten sonra da pratiğe dökülmediği kalıcı olmamakta ve için çalışma hayatlarında zorlanmalarına neden olmaktadır. Eğitim bilimcilerinin de özellikle üzerinde durduğu bir konu olan "Yaparak ve yaşayarak" çalışma, spiker ve sunucu adaylarının çalışma hayatlarında onların en büyük destekleri olacaktır. Kısaca; Oturup dinleme ile olmaz. Yaparak, yaşayarak olur!


Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek "Bireysel Medya Koçluğu" yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.

SPİKERLİK VE SUNUCULUK MESLEKLERİNDE KIYAFET SEÇİMİ

SPİKERLİK VE SUNUCULUK MESLEKLERİNDE KIYAFET SEÇİMİ

Spikerlik ve sunuculuk çok büyük oranla görsel mesleklerdir.Televizyon spikeri olmak isteyen kişilerin de öncelikle merak ettiği ve özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de görünümdür. Ekran önünde görünmek, bakımlı ve zarif olmayı gerektirir ancak; bu oldukça masraflıdır. Her gün seyirciye farklı ve  değişik görünmek için kıyafetler giymek ve bakımlı olmak belli bir maliyet gerektirir. Özellikle kurumsallaşmış büyük televizyon kanalları bu konuda sponsorlar kullanmaktadır. Örneğin: Bir televizyon kanalı, ekrana çıkardığı spikerlere ve sunucularına değişik kıyafetler sağlayan bir mağaza ile anlaşır ve her gün onların sağladığı farklı kıyafetleri giydirir. Bunun karşılığında sponsor olan firmanın ismini ya da logosunu gerek haberlerin gerekse programların sonunda reklam olarak gösterirler. Televizyon kanalları, kendi bünyelerinde kuaför ve makyaj uzmanları da çalıştırabilirler. Bu da spikerlerin ve sunucuların ayrıca kendi bütçelerinden para harcamamalarına olanak verir. Seçilen kıyafetler, gayet sade ve zarif olmalıdır. Spikerin ve sunucunun kıyafet seçiminde özellikle dikkat etmesi gerekenlerden biri de seçilen kıyafetin haberin ya da programın önüne geçecek kadar abartılı olmamasıdır. Bu durumda izleyicinin ilgisi ve dikkati haber veya programdan çok spiker ya da sunucunun kıyafetine çekilecektir. Bu kesinlikle istenmeyen bir durumdur.

Türkiye'de bu konuda profesyonel çalışmalar yapan kişilerden biri olan Medya Koçu Hakan Öztürk, yıllardır pek çok yayın kuruluşuna spiker ve sunucu kazandırmıştır.

Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek Bireysel Medya Koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.

SPİKERLİK, SUNUCULUK VE DİL

SPİKERLİK, SUNUCULUK VE DİL

Konuşma, dil sayesinde gerçekleşir. Hece, kelime, cümle ve metin safhaları, konuşma dilini oluşturan ögelerdir. Dilin verimli kullanılabilmesi, söz dağarcığının zengin olmasına bağlıdır. Bunu yapmanın yolu ise çok okumaktan, iyi bir dil eğitim almaktan ve iyi konuşanları dinlemekten geçer. Deneysel incelemeler, yazı dili ile konuşma dili arasında çok önemli ayrılıklar bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu ayrılıkların ana kaynağı ise, farkındalık ve sestir.

Spikerlik ve sunuculuk kurslarında verilen yazı dili ve konuşma dili eğitimlerinde de bu konu üzerinde hassasiyetle durulmalıdır. Spikerlik ve sunuculuk eğitimlerinde spiker ve sunucu adaylarına bu konular işlenirken kurs ortamında sınıf içi yapılan grup eğitimine nazaran bireysel eğitimlere ağırlık verilmelidir. Her spiker ve sunucu adayına bu şekilde bireysel ve uygulama ağırlıklı yapılan çalışmalarda her adaya ayrılan zaman, dolayısı ile artacak ve grup çalışmasına oranla çok daha verimli olacaktır.
  
Uzun yıllarını spiker ve sunucu yetiştirmeye adayan Hakan ÖZTÜRK, spikerlik ve sunuculuk alanında markalaştırdığı iki kursunu da devrederek Bireysel Medya Koçluğu yapmaktadır. Kadıköy'de kurduğu Medya Koçluğu Stüdyosu'nda spiker ve sunucu adaylarına ücretsiz danışmanlık yaparak, kişiye özel ihtiyaçları doğrultusunda özel planlar hazırlamakta ve hedeflerine en hızlı şekilde ulaştırmaktadır. Hakan ÖZTÜRK ile birebir görüşmek için spikerlik sayfamızdan irtibat kurabilirsiniz.